23 Ağustos 2011 Salı

--- 4 --- Yürüme

Ağır aksak bir adam kaybettiği parçalarını bulmak için gözleriyle bir sonraki adımına yer seçerek yürüyor; başını kaldırmadan, elleri arkasında kavuşmuş, yüzünün somurtkan ifadesizliğinin farkında olmadan. İnsanlar yanından geçip gidiyor; yönelişlerini tamamlamak zorundalarmış gibi  -hareketin çeşitli şekillerinde; yürüyerek, arabaların içinde, bisikletlerin üzerinde, öne doğru, geriye doğru, çaprazlama- bir yerlere ulaşmaya çalışıyorlar. Hiçbirini görmüyor. Göreceklerinin,bulmak istediklerini görmesini engelleceğini düşünürken bir parçasını buluyor: Bakışını. Bu, diğerlerini görebilmesi için en gerekli olan parçası. Yüzü değişiyor:
"Her şey yeniden başlayacak." 

12 yorum:

negatif dedi ki...

- Önce söz vardı.
- Önce baktı.

negatif dedi ki...

-Sonra "Ol!" dedi.

Karanlık oldu her taraf.

nomen dedi ki...

Önce (s)öz vardı.
Sonra (b)aktı.
b
ı
r
aktı.

alter ego dedi ki...

görmemek için bakmamaya çalışmak.
bir de bakıp da görmemek var.
bunu öğrenmeli aslında...

negatif dedi ki...

1. Önce var edeceği yeri bulması gerekiyordu, baktı, buldu. Nasıl var edecekse öyle baktı, nasıl baktıysa öyle var etti. Sonra 'olan' özünü giydi, sözünü kuşandı.

Evet, bırakılmıştı. Tek başınaydı. Sonrası ona kaldı.
------

2. Bakınca görmeyi öğrenmeli insan. 'Nasılsa öyle' görmeyi. Nasıl görmek isterse öyle görmeyi öğrenmemeli. Yargılamadan bakmalı, öyle bakıyorsa da bakışını eğitmeli. Gerçeklik iyi bir öğretici bu anlamda.

Bakıp da görmemek hasta eder insanı. Görmemek için bakmamaya çalışmak neye yarar? Böyle nereye kadar kaçılır bilmem. İstemese de bakar insan, görmezse algıları körelir. Duymaz, bilmez sonra. O halde her şey anlamsız olur. Kim ister böylesi anlamsız yaşamayı?

alter ego dedi ki...

ben :)

negatif dedi ki...

bu yazılara yorum yapan negatif'in yorumu:
trollük mü yapıyorsun yine? bana da mı? öyle olmadığını bildiğim halde aklıma ilk gelen şey dalga geçtiğin oluyor.

bu da yazıları yazan negatif'in yorumu:
yanlış yapıyorsun!

alter ego dedi ki...

canım benim bana karşı neden böyle önyargılısın?

ben bir yorum yaptım ki yazını o şekilde yorumlamıştım. sen de sonra bir yorum yaptın ve bu yorumumun sanki senin yazına yapılmış bir yorum değil de kendim için bir ifadede bulunmuşum gibi değerlendirip ters çıktın ve sanırım beni yargıladın.

ben de sen böyle yaptığın için, yani beni değerlendirdiğini düşündüğümden soruna "ben" cevabını verdim. çünkü sen zaten beni işaret etmişsin bile daha ne diyebilirdim ki?

ama sen bunu da senin yazına bir yorum olarak algılamayıp yazdıklarımın tamamen mesnetsiz, sadece sana rahatsızlık vermek için yazıldığı sonucunu çıkardın.

niye böyle yapayım ki? eğer her şeyi böyle değerlendirirsen ben sana hiç bir şey söylemem ki...

bahtiyaaar dedi ki...

şimdi aklıma bir şeyler geliyor da (dahi bile anlamında ve ayrı) açım ben oynayamıyorum böyle.
geleceğimdir.

negatif dedi ki...

aklımda başka bir şey vardı. bunu da ona ekledim. söylediklerimi boşuna söylüyormuşum gibi geliyor.

böyle olunca ben de bir şey söylemem ki.

biraz yoruldum sanırım.

negatif dedi ki...

bir önceki alter ego içindi.

beklerim bahtiyaaar.

bahtiyaaar dedi ki...

karnım doyunca gözüm yola mı bakıyor acaba?

bir bakış için yönetmen A. bütün doğu evropayı arşınlamıştı "ulis'in bakışı"nda. marifet galiba evvelinde o ilk bakışı bulabilmekte. başlangıçtaki kelamı okuyabilmek için başlangıçtaki bakışa erişmek lazım. "aramakla bulunmaz ama bulanlar hep arayanlardır" ya da "gözle görünmez fakat göze gelir" gibi.