4 Aralık 2011 Pazar

bu sefer başlık yok

Gecenin bir yarısı, sosyalleşme çabasında bir insan, sıkılıp msn var mı diye sorduğunda yıllardır kullanmıyorum diye cevaplamama şaşırdığı için başka bir yoldan bana ulaşmasına izin verdim. 03:50. msn kullanmadığıma şaşırabilen insanlar tuhaf geliyor bana. Konuşmaya değer gördüm.

Bu saatte bana ulaşabilmen lükstür dediğimde "Kendini bir lütuf mu sayıyorsun?" diye sordu. "Belki sıkılmışsındır, bir işe yararım diye kabul ettim seni" diye cevapladım. Benden lütuf mu olur durduk yere?

Ne bekliyor benden? Sosyalleşmek, yeni insan tanımanın heyecanı, dağarındaki insan varlığına yeni birini eklemek, bir sevgili bulmak, sadece konuşulabilecek biri? Ne beklenebilir? "İnsanlar birbirleriyle niçin konuşuyorsa ben de seninle onun için konuşmak istedim, başka anlam arama" dediğinde sabah oluyordu. O saatte gıcık biriyle nasıl konuşulacağını defalarca etüt etmiş olmalı, damarına basmaya çalıştıkça ilgisini çektiğimi hissettim. Oldukça sıkıcı. Direngen tavırlar, bunaltıcı klişeler vs

Her şey basit. Eklemek ne kadar kolaysa çıkarmak da o kadar kolay. Her şey hemencecik oluyor.

Uyuyorum dedim, uyudum. Ne kadar kolay. Sevmiyorum böylesini.

İnsanlar sıkıcı. Hatta "Cehennem başkalarıdır." Hatta "oha." O kadar da değil mi?

------------------

Uyandığımda benim için sabahtı, çoğu için öğlen. Yıllardır olduğu gibi.

Şu saatlerde kahve içmek istedim. Bir de bir şeyler yazmak. Kendimle ilgili düşündüm.

Kahve köpürmedi. Oturup karşılıklı bir kahve içelim desem kime diyeceğim? Başkalarının yazdıklarını da okuyamadım. Edebiyat, felsefe dergileri bir yanda. Hepsi çok ağır. Bugünlerde her şey beni aşıyor.

Kendimle karşılıksız oturup köpüksüz kahve içtim. Birinin uzanıp kendi yanaklarından öpmesi gibi. Karşılıksız diyorum. Kendimden bir şey beklemiyorum.

Kim benimle niye konuşur? Benimle ne konuşulur? Kim, niye bilmek ister?

Bir de yine aynı:
"Evreni ateşe vermeyi düşledin; ve alevini kelimelere geçirmeyi, bir tekini tutuşturmayı bile başaramadın!" Cioran

----------------

Son olarak şunu diyeceğim:
Adele bence dünyanın en güzel şarkıcısı. Şu an için. Her şeyiyle öyle geliyor bana.


Adele - Set Fire To The Rain

9 yorum:

negatif dedi ki...

Biri kahvenin neden köpürmediğini söylerse çok sevinirim.

white rabbit in the forest dedi ki...

bu şarkıya bayılıyorum. ve adele'e de.
ben de bazen kendimle karşılıksız oturup kahve içiyorum. sevdim bunu.
köpürmesini umduğuna göre türk kahvesi bu. kahveyi ve suyu cezveye koyup karıştıracaksın ve ocağa koyduktan sonra karıştırmayacaksın. karıştırırsan köpürmez. olayın basit sırrı bu.
:)

bilge dedi ki...

öncelikle küp şeker kullanırsan daha iyi köpürür. fazla karıştırma, ben karıştırıyordum; gerek yokmuşmuş meğer. kaynayana kadar kısık ateşte pişir ve kaynara çıkmadan evvel köpüğünü yavaş yavaş al, fincanlara paylaştır. kaynayınca tüm köpüğü gider, köpüksüz kalırsın! bir de kahvenin geri kalanını fincanlara koyarken yavaş koymalısın, aksi takdirde köpük uçar hızla.

benim "kaan hocam" dememin sebebi senden her gün yeni bir şeyler öğrenmemdir. derim ya "zihnimi açıyorsun" diye, yine dedim, zihnimi açıyorsun. efendim, sizinle sohbet etmek paylaşmak çok güzeldir. yalnız o insana bir lafım olacak; msn var mı sorusu antik çağda kaldı!:):p

ve evet, o kadar. "Başkaları cehennemdir" bunu ciddi anlamda hissediyorum ben de. başkaları cehenneme çeviriyor her şeyi bazen. klişe laflar kullanan klişe insanlardan uzak durma kararı aldım, böyle daha iyi.

adele, son 1 yıldır benim dünyamın da en iyi şarkıcısı. sadece bir piyanoyla harikalar yaratıyor. bir arkadaşımın yorumunu da aktarmadan geçemeyeceğim, "ikisi de giden sevgilinin ardından şarkı yazıyo, biri Emre Aydın; biri Adele..." hehe:)

geyikli gece çok fena bir şiir :( ne zaman okusam, dinlesem fena oluyorum.

kelimeleri yakmayalım, ağlarım :'( ühü. peşlerinden günler boyu koşarım falan ama, çok severim ben onları.

ellerine sağlık ve ben çok konuştum yine:)

Kısaca Fd dedi ki...

kahve kendini karşılıklı içecek ıki kişi olmadıkça köpürmez.

negatif dedi ki...

Köpük konusundan annemden de bir eleştiri geldi, kahveyi az koymuşum. Hazır kahve yapar gibi yaptığımı söyledi. Türk kahvesi yaparken kahve biraz fazla konurmuş.

Onun dışında hepinizin söyledikleriyle tekrar kahve yaptım, annemle karşılıklı içtik. Çok güzel oldu, köpük köpük :) Annemin kahvesine şekeri sonradan ekledim, ben şekersiz içiyorum. Anladıysa da belli etmedi. Çok güzel olmuş, ellerine sağlık dedi :)

Bağlantıyı açabilmenizi umuyorum.
Geyikli Gece:
http://www.facebook.com/photo.php?v=10150196692159504

(Adele sevgilisinden ayrıldığı için mi bu kadar güzelmiş acaba?)

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim.

Joy dedi ki...

Kendimle karşılıksız oturup köpüksüz kahve içtim demen oturdu içime resmen yaaa. Böhüü. Ama başarılı olmana sevindim. Bir de şekersiz kahve, evet:)

Yapar mısın bilmem ama sana ödül verdim ben hihihiho:D Ne ödülü diye sorma ama tamam mı>_<

negatif dedi ki...

İçine oturmasın öyle, öyle demem kötü sayılmaz :)

Tamam, ne ödülü diye sormuyorum. Yaparım tabii. Hatta heyecanlandım da :)

abuk dedi ki...

Sevgili Negatif Bey;

Merhaba! Demek bazı geceler benden habersiz, kutularda köşelerde kimliği belirsiz kişilerle "msn konuşmaları" yapıyor imişsiniz. Sizi Esefle kınıyorum. Ayrıca, pek sevgi-değer Bilgeciğimiz Makascığımıza da buradan selam ederim. Ben kahveyi ondan daha köpüklü ve lezzetli yapabilirim? İsterse yarışabiliriz bir noter huzurunda?

Adele iyidir ya. Candır.

Ne diyorduk? Bir daha benden habersiz "msn konuşmaları" yapar isen, iki elim yakamda olabilir bilesin?

(Çok güzel tehdit ediyorum değil mi?) (burada bir anlatım bozukluğu olabilir. güzel bir şekilde tehdit olur mu ki?)

negatif dedi ki...

msn konuşması ne yahu. öyle bir şey mi kaldı. ben kullanmıyorum onu :)

sana haber vereceğim artık. hatta msn'mi isteyene doğrudan senin msn'ni vereceğim. (mesene) (tehdit böyle olur)

ayrıca tehditini de yemedim. noter huzurunda iki elimizin ne şekillerde yakamızda olacağını da onaylatabiliriz.

bana bunlarla gelme :)