29 Ekim 2013 Salı

bazen tekrar, ahenktir oysa

tekrara düşmeden yazmak ve tekrara düşmeden yaşamak ihlal edilemez iki kural olsa olur mu? kapılar aralansın, yeni alanlar açılsın; tekdüzeliğin sıkıcılığına kapılıp alışmayayım.

okuduklarımı tekrarlasam olur. okuma nesnesi aynı olsa bile her okuma farklı nasıl olsa.

kiminle pazarlığa kalkışıyorum?
siz kimsiniz? sizin adınız ne?

3 yorum:

dedi ki...

kendini dışardan görebiliyor musun?
beni içerden görebiliyor musun?

merak ediyorum adlarını söyleyecekler mi...
boşuna merak ediyorum...

emanet gülümsememi yere atıp kırdılar.
hadi o önemli değil de, neden diye sordum durdum...

hayır, hiç de bile... zor, kolay değil.
bulduğun bir cevabı beğenebilmek...

cevap kendini ne kadar beğenmişse de...
bu sefer değişik bir şey bulur muyum diye, başa döndüm durdum...

bir hayal kur dedi ki...

evet haklısınız aslında.. her okunuşunda farklı tatlar başka noktalar yakalanabilir..

Aylak dedi ki...

Bu kısır döngü değil mi ? Her farklılık bir ayniyet yaratıp, ardından oluşan ihtiyaçla doğanın bir köşesinde yeni bir farklılık oluşmuyor mu . Bu iki manada düşünürsek aslında " yaratılanı seviyoruz yaratandan ötürü" ; farklılığı seviyoruz ya aslında ayniyetten ötürü.

Yoksa birbirinden bağımsız iki öge mi konuştuğumuz; dur bi saniye ; burası neresi !!!!